Ahmet ile Mehmet’in üniversite maceraları
Ahmet ile Mehmet İzmir’de yaşayan, ilkokul yıllarından beri beraber okuyan ve bu seyri Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanarak yüksekokula da taşıyan iki gencimizdir. Her ikisi de Boğaziçi Makine Mühendisliği’ni kazanmış ve yurt ortamını sevmedikleri için beraber eve çıkma kararı almışlardır. Ev eşyalarını, aileleri ile birlikte satın alan Ahmet ile Mehmet, üniversiteye başlayacak olmanın tatlı telaşını yaşamaktadırlar. Ev ile ilgili bütün hazırlıkları bitiren gençlerden Ahmet, ailesi ile ucuza görüşebilmek için eve telefon bağlatmak ister.
Ahmet: Kanka bütün işleri hallettik, sıra eve telefon bağlatmaya geldi. Yarın muhakkak bu işi halledelim.
Mehmet: Ahmet, eve telefon bağlatmaya gerek yok. Hem ben cep telefonu ile herkesle görüşebiliyorum. Üstelik ev telefonu için ödeyeceğimiz sabit ücrette cabası.
Ahmet: Kanka saçmalama. Sabit hatlı telefonla ailelerimiz ve sevdiklerimizle daha ucuza konuşma imkanı varken neden cep telefonu faturalarına fazladan para ödeyelim? Üstelik sabit ücret, cep telefonu operatörleri tarafından da alınıyor. Ancak takdir edersinki sabit hattın altyapı ve telefon kablosu maliyetleri çok fazla. Bu yüzden de sabit ücret, sabit hatla yaptığımız görüşmelerin sağlıklı olabilmesi adına gerekli.
Mehmet: Demek öyle düşünüyorsun. Bilirsin senin düşüncelerine her zaman saygı duymuşumdur.
Ahmet: Teşekkür ederim. Ayrıca Türkiye’de tahsil edilen sabit ücret, Avrupa ülkelerinin tahsil ettikleri ücretlerin yanında çok komik kalıyor. Evet, sabit ücret ödüyoruz ama görüşmelerimizi sabit hattan gerçekleştirmek cep telefonuna göre daha hesaplı olacak.
Mehmet: Tamam Ahmet, yarın ilk işimiz evimize sabit hatlı telefon bağlatmak olsun.