Asrın elektromanyetik bombası cep telefonu
Boğaziçi Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker, atom bombasının modasının geçtiğini, içinde bulunduğumuz devrin elektromanyetik bombasının cep telefonu olduğunu belirtti. Elektrik enerjisi kullanımınım giderek artırdığına dikkati çeken Şeker, elektromanyetik alanların insanlarda birtakım biyolojik etkilere neden olduğunu belirtti. Elektromanyetik alanın, kısa ve uzun vadede etkileri bulunduğunu anlatan Şeker, baş ağrısı, göz yanması, yorgunluk gibi etkilerin kısa vadede, moleküler kimyasal bağların, hücre yapısının ve bağışıklık sisteminin bozulmasının ise uzun vadede ortaya çıkacak etkiler olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Elektromanyetik alanın etkileme gücünü, kaynağa olan yakınlık-uzaklık, kullanılan frekans, güç ve alan yoğunluğu ve maruziyet gibi etmenlerin belirlediğini ifade eden Şeker, şöyle konuştu: ”Elektromanyetik alana maruz kalmak doğaldır. Mesela, bir saç kurutma makinesi kullanıyorsunuz kısa bir süreç için. Onu kapattıktan sonra vücut alınan radyasyonu tolere edebiliyor ama cep telefonları için durum böyle değil. Hem daha yoğunlukta bir elektromanyetik alana maruz kalıyorsunuz hem de sürekli kullanıyorsunuz. Vücut bunu tolere edemiyor. Durum öyle bir noktaya geldi ki artık sigarada olduğu gibi cep telefonu için de ‘pasif kullanıcı’ uyarısında bulunmaya başlayacağız.” Cep telefonlarının kullandığı frekansların insanların DNA’larını bozduğuna dair raporlar olduğunu vurgulayan Şeker, baz istasyonlarının belli yerlerde toplanarak, elektromanyetik yayılımların neden olduğu zararlarının önlenebileceğini söyledi. Baz istasyonlarını vatandaşlardan saklamak için çeşitli yöntemlere de başvurulduğuna dikkati çeken Şeker, ”Atom bombasının modası geçti, asrın elektromanyetik bombası cep telefonu. 3G teknoloji daha tehlikeli, çünkü görüntü de iletiyor ve 25 kat daha fazla sinyal yayıyor” dedi.
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya’nın yaptığı açıklamada, GSM operatörlerinin faturalı hatlarda yaptığı bazı tarife değişiklikleri sonucunda sabit ödenen ücretlerde yüzde 150’yi geçen oranlarda artış olduğu kaydedildi. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kay 1 Nisan itibarıyla GSM aramalarında azami ücretin dakikada 64 kuruştan 40 kuruşa çekildiğini ancak, azami ücret tarifesindeki 24 kuruşluk gelir kaybını telafi etmek isteyen operatörlerin, kontörden liraya geçişte gizli zam yaparak alınan sabit ücret miktarını arttırdığını kaydetti.Yapılan bu gizli zamdan olumsuz etkilenmemek adına faturalarınızı dikkatlice inceleyin.
Sabit hatlı telefonlardan alınan sabit ücret, tüm dünyada telekom operatörlerinin altyapı yatırımlarını oluşturmaları için başvurdukları ana kaynaktır. Bu kaynak ile Telekom operatörleri evden eve döşenen bakır kabloların ve ara istasyonların maliyetlerini karşılamaktadır. Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan Mart 2009 tarihli rapora göre Avrupa Birliği ülkelerinde telekom operatörlerinin talep ettikleri aylık ortalama sabit ücret miktarı 13.4€’dur (29.48 TL). Bu rakam Türkiye’de neredeyse ortalamanın üçte birine (5.4€ -11.88 TL) tekabül etmektedir.
Ahmet: Ayrıca belirtmek isterimki sabit ücret tamamen kanuni dayanağı olan bir uygulama ve Anayasa Mahkemesi’nin sabit ücretin Anayasaya aykırı bulunmadığına dair belirleyici kararı var. Bu yöndeki yasa şöyle;
Sabit ücret , dünya genelindeki telekom operatörlerinin sabit hatlı telefonunuzun sürekli çalışır durumda olabilmesi için evinize kadar getirdiği bakır kablonun maliyeti için talep ettiği tutar olarak tanımlanabilir. Sabit ücretin alınmasının gerekliliği ve GSM operatörlerinin sabit ücret miktarları neden daha az sorularına bu makalemizde birlikte cevap arıyoruz.
Ahmet ile Mehmet’in üniversitedeki ilk dersleri Prof. Dr. Nuri Selim İnan’ın verdiği Mühendisliğe Giriş dersidir. Öğrencileriyle tek tek tanışan Prof. Dr. İnan’ın derste önemle vurguladığı bir kaç söz Ahmet ile Mehmet’in aklına kazınmıştır.
Ahmet ile Mehmet İzmir’de yaşayan, ilkokul yıllarından beri beraber okuyan ve bu seyri Boğaziçi Üniversitesi’ni kazanarak yüksekokula da taşıyan iki gencimizdir. Her ikisi de Boğaziçi Makine Mühendisliği’ni kazanmış ve yurt ortamını sevmedikleri için beraber eve çıkma kararı almışlardır. Ev eşyalarını, aileleri ile birlikte satın alan Ahmet ile Mehmet, üniversiteye başlayacak olmanın tatlı telaşını yaşamaktadırlar. Ev ile ilgili bütün hazırlıkları bitiren gençlerden Ahmet, ailesi ile ucuza görüşebilmek için eve telefon bağlatmak ister.